• Bugün     • Toplam Ziyaret: 20236   • Sitede 2 Ziyaretçi Var    E-Kart Gönder  S-Anket  E-Mail  Yazdır  Sayfa Öner  Yönetim 

ŞAİR YUSUF TER "KUL SEFİLİYİ "ANLATIYOR



Kul Sefiliyi Tanımak





Sevdiğim bir dostumla Ozan Güner Kaymakla yazışırken bana “ internet üzerinden seni çok sevdiğim duyarlı ve güzel yürekli şair bir dostumla tanıştıracağım dedi”; ben de çok memnun olacağımı söyledim.
Arkadaşımla bu duygularımızı İnternet üzerinden yazışırken dillendirdik. Msn'de yazışırken dostum yazışma sitesinde bir yer açtı ve sözünü ettiği dostu benim Msn'ye taşıdı.
Yazışma sırasında adının Kul Sefili olduğunu anladım. Daha sonra öğrendim ki Kul Sefili” bu dostun mahlasıymış. Mahlas, bir ozanın, bir şairin kültürel ismidir. Şiar veya ozan tarihe mahlasıyla geçer ve mahlasıyla tanınır.

Kul Sefili dostla daha ilk yazışmalarımızda aramızda sıcak bir ortam ve içten bir sohbet ve dostça bir kaynaşma başladı. İlk merhabalar bize sıcak ve samimiydi. Evet, “frekanslarımız” uyuşmuştu. Buna halk dilinde “yıldızları barışık” denir. Kul Sefili şairimle aynı dili konuşuyorduk.
Tanışmamız böyle başlamıştı.

Dostum Kul Sefili ile zaman içinde sık sık yazışmaya ve gelişen olaylarla ilgili sohbet etmeye ve tartışmaya başladık. Çoğu kez anlaştığımız olmakla birlikte, farklı düşündüğümüz, ayrı düştüğümüz konularda oldu. Ama sonuç olarak bir noktada buluşuyorduk çoğunlukla. Çünkü ikimizde aynı dünya görüşünü savunuyorduk.
Kul Sefili dostumun bana yolladığı ilk şiiri “Sivas Kıyımı” üzerine yazılmıştı. Bu şiir beni çok etkilemişti. Şiirin dizelerini okurken, bu olayları yapanlara ve göz yumanlara öfkem ve kızgınlığım daha da arttı.

Artık Kul Sefili’yle iyi iki arkadaş ve dost olduk. Kul Sefili değer verilecek insandı ve benim gönlümde Kul Sefili çok değerliydi.
Şimdi sizinle Kul Sefili ’nin bir şiirini paylaşmak isterim:


İnsan yobaz doğmaz bunu bilirim
Çevresi yobazlık eker efendim
Yobazlık, cehalet onu bilirim
Oda kof beyinden çıkar efendim

Cehalet Mansur'u çarmıha geren
Yobazlardı Bedreddin'i öldüren
Yobazlığın ağ babası Osmanlı
Pir Sultanı dar ağcına gönderen

İnsan olan kin tutar mı insana
İnsan ise eğer kıyar mı cana
Böyle zulüm yapılmaz ki hayvana
Yobaz insanları yakar efendim

Din adına zulüm edendir yobaz
Aydınlıktan kaçıp gidendir yobaz
Kerbela da, Çaldıranda öldürdün
Asırlardır öfken nedendir yobaz

Kubilay' ın kellesini kestiler
Mızrakların başlarına astılar
Tekbirlerle Madımak' ı bastılar
Benzin döküp kibrit çakar efendim

Çaktılar kibriti, benzini döküp
Taş attılar kaldırımları söküp
Emniyet güçleri seyre durdular
Yobazlarla olmuşlardı bir ekip

Bilime inanmaz hep ondan kaçar
Aydınlığa gelmez arayı açar
Temize, güzele zehrini saçar
Kendini kan ile yıkar efendim

İşte bunlar Osmanlının torunu
Emevinin, Abbasi'nin ürünü
Kul Sefili insan sever, insandır!
Sevemez ki şu yobazın birini.

Kul Sefili
2 Temmuz 2006

Mahlası Kul Sefili olan ozanımızın gerçek ismini ve kim olduğunu tanımak için, kendisini anlatan yazısını aşağıda sunuyorum…



HAYATI

ALİ TURALI 'KUL SEFİLİ'


Asıl adım Ali TURALI’dır. Çorum'un Sungurlu ilçesi Beylice Köyü'nde 1964'te doğdum. Yoksul bir ailenin üçüncü ve son çocuğuyum. İlkokulu köyümde bitirdim, orta öğrenimime 1977'de Ankara Atatürk Lisesin de yatılı olarak başladım. Ortaokulu başarıyla bitirdim, liseyi ise bazı siyasi nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kaldım.Öğrencilik hayatımı da noktalamış oldum
Öğrencilik hayatım sona erdikten sonra, önce inşaatlarda amelelik, daha sonra usta olarak çalışmamı sürdürdüm. Ortaokul yıllarımda Halk Şiiri tarzında şiirler yazmaya başladım. Şiire başlamam etüt hocamızın, duvar gazetesine asılması amacıyla herkesin kitap konulu bir şiir yazmasını istemesiyle başladı. Daha sonra da lise bir de edebiyat hocamızın mani yazmamızı istemesiyle pekişerek devam etti.
Daha sonra da lise bir de edebiyat hocamızın mani yazmamızı istemesiyle pekişerek devam etti. Bu güne kadar bazı içerikler değiştirerek geldi.
Şiire başladığım o ilk yıllarda, aşk ve güzellikler üzerine yazmaya çalışırken, daha sonraları siyasi bilincimi kazanmamla beraber sosyal açıdan toplumsal içerikli şiirler yazmaya başladım. Bu dönüşümde, Üstat Âşık İhsani'nin bende etkisi vardır. Ge
Üstat Âşık İhsani'nin bende etkisi vardır. Genelde, kendine halk ozanıyım diyen kişide, sürekli tasavvuf içerikli veya aşk, sevda şiirleri üzerinde yoğunlaşıyorsa bunu ben eksiklik sayarım. Çünkü halk ozanı düzenle barışık olamaz, özelliklede böylesi kapitalist düzenle hiç mi hiç barışık olamaz. O nedenle halk ozanı, halkı düzene karşı savunmalıdır.
Onun derdini, çilesini anlatmalıdır. Bende bunları Âşık İhsani de fazlasıyla gördüğüm için onu kendime rehber edindim.
1990 yılında Ankara halk ozanları derneğine üye oldum. İstanbul'a taşındıktan sonra irtibatım koptu. 1994 yılında İzlek yayınlarından 'Savrulacak külüm mü kaldı? ' ismiyle bir kitabım yayınlandı. Bundan sonra Siyasi ve sosyal faaliyetlerimi İstanbul da sürdürdüm. 18
Nisan 1999 seçimlerinde SİP (Sosyalist İktidar Partisi) 'ten, İstanbul birinci bölgeden milletvekili adayı oldum ancak kazanamadım. Ve sonrasında, 2000 yılı içerisinde bir grup arkadaşla 'Toplum Sanat Siyaset' Dergisini çıkardık. 2001 yılı içerisinde çok sevdiğim ozan arkadaşım Nesimi Şahindokuyucu'nun önerisi üzerine Halk Ozanları Kültür Vakfına üye oldum.
Ozanlar üzerine araştırmalarım ve çalışmalarım sürmektedir. Şiir yazmayı da sürdürmekteyim.

Evet, sevgili dostlar Kul Sefili olarak tanıdığımız ozan Ali Turalı’nın yaşamı kısaca böyle. İçinde insan sevgisi, doğa sevgisi bulunan ve dünyayı iyi ve güzel bir ortama çevirmeye çalışan ve tüm savaşını bu yönde yapan bir duyarlı yürektir Kul Sefili. Sıcacık yüreği, paylaşan duruşu ve sevgi üreten
gönlüğüyle çok değerli bir insan. Onun şiirleri her zaman yaşamın pratiğini yansıtır. Dizeleri hep ezilenden, horlananadan, yoksullardan yanadır.
Şiirlerinde sevda, aşk, gül, bülbül…vs. gibi yaşamın tatlı ve zevk dolu yönleri bulunmaz. Çünkü o her zaman acı çekmiştir. Acı çeken insanda acıyı yansıtan dizeler olur

Kul Sefili’de sevda sömüren sisteme duyulan kavgadır. Haksızlığa başkaldırıdır. Toplumu ve insanlığı kurtaracak olan “devrime” duyduğu inançtır.
Sevgili dostlar ben bir şiirimde Kul Sefili dostu şöyle anlattım
KUL SEFİLİ’ ye

Meğer dünya ne küçükmüş
Yine karşılaştık burda
İnsan tekniğe açıkmış
Yine karşılaştık burda

Yüreğin yılmaz bilirim
Dostça sohbete gelirim
Dost yoluna ben ölürüm
Yine karşılaştık burda


Ağı yese aşlarında
Devrim vardır düşlerinde
Ölüm gezer döşlerinde
Yine karşılaştık burda

Yusuf gerçek dostu bilir
Dost çağırsa hemen gelir
Öl dediği yerde ölür
Yine karşılaştık burda


Yusuf Ter / 27.08.06
Saat 01.09 İsviçre

Sevgili ozanımla sohbetlerim ilerledikçe anlaşamadığımız konuların da olduğunu ve olaylara farklı yönlerden baktığımızı gördük. Ama genellikle tartışmalarımız hep aynı noktada oluyordu. Kul Sefili dost daha çok pratiğe önem veriyordu. Yani düşüncede kalan hiçbir görüşün bir değeri yoktu onun için….

Yine bir gün bana şunu demişti sohbet esnasında; Yusuf, düşündüğüm bir şey var bunu hayata geçirmek istiyorum acaba yapa bilirmiyiz dedi?
Bende nedir diye sordum?
Bir antoloji çıkarmak istiyorum. Ama bu antoloji öyle senin bildiğin antoloji olmuyacak dedi ve anlatmaya başladı:
Düşündüğüm bu antoloji „Halk Şiirinde Emperyalizme Başkaldırı antolojisi olmalı ve bu antoloji tamamen halkı anlatmalıdır dedi.
Bu antolojide halkın dertlerini, isyanlarını, kısaca halkın sorunlarını yani halkı anlatan bir antoloji düşünüyorum.
Bu antoloji halkın şiirini halkın diliyle ve halkın sevdiği tarzda halkın şiirlerinin yer alacağı bir antoloji olamalı dedi.

Bende sevgili Ali Abi çok güzel düşünmüşsün ama bizim ozanlarımızın çoğu katılmaz ürker korkar; ozanların çoğu sevdaya, güle, çiçeğe, bülbüle, sevgiliye, doğaya…vs. şiirler yazarlar dedim. Hele de günümüzde siyasi şiir yazmak ki kimilerinin işine gelmez.
Kimi ozanlarımızın „Emperyalizm“ konusundaki duruşları eskisi gibi olmayabilir. Geçmişte
Emperyalizme“ karşı olanların bugün çok farklı kulvarlarda olduğunu görmekteyiz. Bu halkımız içinde geçerli. Kimileri de Emperyalizme karşıdır ama iş şiire gelince korkarak çekince gösterebilir. Dolaysıyla başarılı olunur mu? Bilemem dedim
Ama sana yardımcı olurum. Çevremde tanıdığım bildiğim dostlara söylerim.
Bu isteğimizi genel bir yazı ile ozanlarımıza duyururuz ve hayata geçirmek için cabalarız. Uğraşmaya değer dedim.
Kendisi de bunu onayladı ve o görüşmeden sonra bir bildiri hazırladık ve hazırladığımız bildiriyi tanıdığımız ve ulaştığımız ozan dostlarımıza gönderdik.

Söz konusu bildiri şöyleydi:

Tarihe not düşmek ve bu günden yarına, dizelerimiz ile Emperyalizme başkaldırışımızın tanıklığını bırakmak için buluşuyoruz. Bizler kendi dertlerini değil içinden yetiştiği halkın dertlerini, sorunlarını haykırıyoruz. Geçmişte ki kimi ozanlar gibi güle bülbüle şiir yazıp ağıt yakmıyoruz. Bizler, Emperyalizme ve onun uşağı faşizme karşı susmuyoruz, ona karşı haykırıyoruz.
Kendimizi avutmuyoruz, güçlülerden yana methiyeler dizmiyoruz.
Sessini bizim sesimize katmak isteyen, Bende emperyalizme karşıyım diyen ozan dostları bu buluşmaya davet ediyoruz ve sesimizi çoğaltalım, sesimizi yükseltelim diyoruz.

Gelişmeler bizim istediğimiz yönde oldu ve çok önemli bir ses getirdi. Bu çalışmayı birçok ozanımız, şairimiz ve yazarımız destekledi. Antolojiye tahminimizden de fazla katılım oldu.
2007 yılında başladığımız bu çalışma planlanan şekilde yürüyordu. Birkaç ay içinde şiirler bir kitap çıkaracak yoğunluğa erişmişti.
Söz konusu antolojinin aksilik yaşanmadan, olumsuz bir durumla karşılaşmadan yüzümüzün akıyla çıkmamız için çaba harcıyorduk.

Bu antoloji için üç arkadaş el ele verdik ve kararlılığımız sonucunda bu işi başardık. Bu üç arkadaş Kul Sefili (Ali Turalı) olmak üzere Ozan Garip (Cihangiray Şumnu) ve ben Yusuf Ter bir ekip havasıyla çalıştık. Bu çalışmanın sonucunu başarıyla tamamladık.

2008 yılının sonlarına doğru bu işe başladık. Başlangıçta dostlardan beklediğimiz şiirler gelmiyordu. Biraz gerginlik yaşıyorduk. Ama ne olursa olsun yılmayacaktık. Çünkü bir yola girmiştik. Bizim için bunun geriye dönüşümü yoktu. Bu kadar kararlı ve azimliydik.

Uzun bir süre kimseden beklediğimiz şiirler gelmeyince aramızda yorumlar yapmaya başladık. Birinci görüşümüz “insanların bu işi ciddiye almamaları”; ikinci görüşümüz “Emperyalizm konulu olduğu için, insanların çekinmeleri” ve üçüncü olarak da bir hazırlık yapmaları ve bir süre içinde gönderecekleri” yönündeydi. Ama sonuçta üçümüz, tez doğru çıktı.

Çünkü yaklaşık 4-5 ay sonucunda yavaş yavaş şiirler gelmeye başladı ve sonuçta biz bu kitabı 2009 yılında çıkarmayı başardık. Üzerimizde büyük bir yük kalkmıştı. Tabii bu antolojiye şiir göndermek istemeyen ozanlarda oldu. Çekinenler, politik bulanlarda oldu. Bize göre o ozanlar halkın ozanları değiller
. Düzeni koruyan, düzenle bütünleşen ozanlardı. Bizim onlarla zaten işimiz olmazdı. Ama şiir gönderen yürekli ozanlarımızla birlikte “Halk Edebiyatında Emperyalizme Başkaldırı” isimli kitabımızı çıkardık. Bu bizim için kültürümüze ve halkımıza yaptığımı çok önemli bir hizmetti.
Bu kitabın çıkması bizi mutlu etti.

Ali Turalı dostum bana hep memlekete ne zaman geleceksin diye soruyordu. Benimle yüz yüze görüşmek istiyordu. Ben de Ali dostu görmek istiyordum. Artık memlekete gideceğim tarih belli olmuştu. 20 Haziran 2009 günü memlekette olacağımı bildirdim.

Ali dostuma haber verdim. O da bana mutlaka uğra dedi. Şimdiye kadar hep internet üzerinden konuşmuştuk. Birbirimizi resimlerden tanıyorduk. Resimlerde hep gençlik resimleri vardı. Yada ben öyle tahmin ediyordum.
Haziran’ın 20 si geldi. Memlekete gitmek için uçağa bindim. Gece saat 02:30’da Sabiha Gökçen Havaalanı’na indim. Ali Turalı dost, benim direk köye gideceğimi biliyordu. Ben öyle söylemiştim. Ama gecenin bu saatinde köye otobüs bulmak zordu. Fikrimi değiştirdim ve atladım bir taksiye ve adresi verdim taksici beni bir buçuk saat dolaştırdıktan sonra evin önünde indirdi.

Oysa sonradan öğrendiğime göre evle havaalanı arası yarım saatmiş. Evin önüne geldim, zile bastım biraz sonra yarı uykulu gözlerle Ali Dost kapıya geldi.
Kim o diye içeriden seslendi…
Ali, ben Yusuf dedim.
Ali Turalı dost, kapıyı açtı ve kapının önünde birbirimize sarıldık ve özlem giderdik.

Ali dostun devrimci duruşu yüzüne de yansıyordu. Onda ki insan sıcaklığını, duyarlılığını, insana değer verişini ve insanca olan her şeyde ki paylaşımını hemen sezinledim. Ve orada kaldığım üç gün boyunca da bu değerleri bir bir yaşadım. Ali dost ve eşi Zeynep abla ve oğulları Suphi harika insanlar. Onlarda üç gün kaldım. Orada hiç yabancılık çekmedim.
Çünkü samimi bir ortamla ve dostane bir davranışla karşılaştım. Şunu gördüm ki; Ali Dost gerçekten de “Komünist” duruşuyla, pratikteki yaşamı birbirleriyle uyuşmuş ve birbirlerini tamamlar gibi
Bilirim ki dağların doruklarında çiçekler açar. Doğal ortamda her şey doğaldır. Doğada kalleşlik olmaz. Her şey kuralları ve yasaları içinde gelişir. Ama insan öyle değil. İnsan böbürlenen, kendisini doğadan üstün görmeye çalışan, bencil, kendince duruşu nedeniyle hem doğayı ve hem de toplumu bozuyor
Ama aynı zamanda doğaya uygun yaşamaya çalışan, doğayı korumayı ilke edinen; insanın ve toplumun bozulmasına var gücüyle savaşı veren insanlarda bulunmaktadır. İşte bu insanlar dünyayı ve yaşamı güzelleştirmek için uğraşıyorlar.
Bu güzel uğraşıyı veren insanlardan birisi de Ali Turalı (Kul Sefili” dostumdur…

Bu güzel ve değerli insana en içten dileklerimle sevgilerimi sunar ve tüm aile bireylerine ömür boyu gönenç ve mutluluk içinde yaşamalarını dilerim…
Evet dostlar benim gönlümdeki Ali Turalı (Kul Sefili) budur…


KUL SEFİLİ (Ali Turalı)

Yaşam sillesini yemiş her zaman
Ama onurundan ödün vermemiş
Yoktur bilincinde, bir nokta duman
Asla duruşundan ödün vermemiş

İyilik, paylaşım, onun şiarı
Doğruluktur bilin, en büyük varı
Eşitlik üzere, kurmuş kulvarı
Asla görüşünden ödün vermemiş

İlkeleri barış, halkına üzgün
Hep verici olmuş, bakışı düzgün
Elbet gerçekleşir, eşitlik bir gün
Halkla oluşundan, ödün vermemiş

Yusuf Ter dostuna veriyor değer
Kul Sefili dostum, can dostmuş meğer
Yerde güzel günler olursa eğer
Menzil alışından ödün vermemiş


Yusuf Ter 23.01.2010
Saat 22:00 İsviçre



Suphi / Kul Sefili ( Ali Turalı ) Foto Yusuf Ter 2009
Cumartesi günü yazıldı • Yorum Yap •BeğenBeğenmekten Vazgeç • Notu Şikayet Et
Hamza Güven, Ozan Devrani Argin, Kemal Kavak ve 7 kişi daha bunu beğendi.


Ahmet Tan
yüreğinize,bilincinize ve emeğine sağlık,paylaşımınıza teşekkürler...
Pzr, 14:35 • Şikayet Et

Şerafettin Muş
SELAMLAR SİZİ

YUSUF TERLE KUL SFİLİ
BİR BİRLERİNİN KEFİLİ
YÜREKLERİ SEVGİ SELİ... Devamını Gör
Pzr, 15:04 • Şikayet Et

Kemal Kavak
Paylaşım için çok sağolun sevgili Yusuf Hocam böylece sevgili Kul Sefili ozanıda daha çok tanımış olduk.Sizin gibi değerli insanlara sonsuz saygılarımı sunarım.
Pzr, 15:29 • Şikayet Et

Ozan Devrani Argin
Yüreğinize, ve emeğine sağlık,degerli paylaşımınıza cok teşekkürler...
Pzr, 16:28 • Şikayet Et

Müzeyyen Gülmez

Çok tşk ederim can-dost Yusuf Ter.Yazdıklaırnı sindire sindire
okudum.Ne güzel senin dostluğuna mazhar olmak.Ne güzel
bu sayfada endam eylemek.Çok güzel yürekli, sağlam kalpli
adam gibi adamsıın.Valla bu yazının üzerine ne yazılabilirki.... Devamını Gör
Pzr, 17:12 • Şikayet Et

Vedat Koparan
iki içten canın birliği ve paylaşılanları güzel bir dille aktarmanı kutlarım ve değerli bir yüreği tanımanın hazzıyla kalemleriniz bilinciniz hiç susmasın sevgiler dostlar hoşkalın
Pzr, 18:05 • Şikayet Et

Ozan Güner Kaymak
Yusuf TER Hocamla Kul Sefili Ali Turali hocamin dostluklari bir cok insana ornek teskil etmelidir. Her ikiside en candan dostlarimdir.Sefili Dostumu Yusuf dostumu Cemal Cemal'e henuz bende gormedim gonul gozuyle yuregimizde yer etmislerdir. Yusuf TER En Buyuk emekcidir. Oyleki zaman zaman yorgunlugu sagligini tehdit etmesine ragmen ne usenir ne ... Devamını Gör
Pzt, 04:19 • Şikayet Et

Nuri Ulufer
Evet, hocam kul sefili dostum yeşil fidan misali aynı toprak aynı iklimde iki fidan büyür. Gelişir birisi büyüdükçe içten içe çürür dalları kuruyup inşaatlara kereste sobalara yakacak olur. Öteki büyüdükçe gelişir geliştikçe dünyamıza oksijen insanlara türlü yemiş verir. Öteki ağaç misali Sizler ve Kul sefili dostum böyle farklı yapıya sahip olduğunuzu görmekteyiz emeklerine sağlık….
Dün, 23:31 • Şikayet Et

Kul Sefili Ali Turalı
Sevgili dostum yusuf, bu güzellik senin yüreğindir. Her şey için teşekürler. ve yorumları ile katkıda bulunan dostlarıda yürekten selamlıyorum.

Komünist ozan
kul Sefili
Dün, 23:55 •

Yusuf Ter
yorum yazan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum sevgili dostum kul sefiliyle tanışmaktan onur duydum bir kez daha kendisine teşekkür ediyorum...
22 saat önce • Şikayet Et





BEYLİCE KÖYÜNÜN WEB SİTESİ


- bizimköy


Grafik

GEÇMİŞ OLSUN MESAJI




Sevgili dostlar ve yoldaşlar;
Üstat Aşık İhsani’n ölümünden sonra, mücadele arkadaşının üzüntüsü ve geçmişte gördüğü işkencelerin verdiği büyük tahribatlardan da olacak ki, ağır bir kal p ameliyatı geçiren değerli üstat, sosyalizmin yılmaz savunucusu Aşık Şahturna yoğun bakımdadır. Şu anda durumu iyiye gitmektedir.

Dostlar, yoldaşlar, bizler değerlerimize yaşarken sahip çıkmalıyız, öldükten sonra metiyeler düzmenin hiç anlamı kalmıyor. Onun için Sevgili ŞahTurna’mıza geçmiş olsun dilekleri ile yanında olduğumuzu bildirmeliyiz.

Sevgili üstat Şah Turna bizler her zaman senin yanındayız. Yoldaşlarım adına size geçmiş olsun diyorum.




Komünist Ozan
Kul Sefili ( Ali Turalı)
kulsefili.websahasi.com







1970 Lİ YILLARIN SOSYALİST OZANI ÜSTADIM AŞIK İHSANİ Yİ BU GÜN (21.04 2009) YAŞAMAKTA OLDUĞU DİYARBAKIRDA BEYİN KANAMASINDAN KAYBETTİK.
Komünist Ozan
Kul Sefili
( Ali Turalı)
kulsefili.websahasi.com




Dostlar, çok değerli bir Ozan dostumu kaybetmenin derin acısını yaşıyorum. En zorlu dönemlerde beraber pek çok sanatsal etkinlikleri paylaştığım ve çeşitli mücadelelerde ve tutuklamalarda beraber olduğum değerli ozan İHSANİ yi sevgi, saygıyla yad ediyorum.
970 li cunta dönemlerinde beraber DEVRİMCİ Ozanlar Birliği DEV OZ'u kurarak Anadolu turneleri ile memleketi adım adım dolaştık. Bir çok şehir ve yörede beraber tutuklandık, beraber yargılandık.
Acı gerçekliğimizi dile getirmekte yarar vardır, gerçek değerlerimiz ancak dünyadan göçünce değerleri gün yüzüne çıkıyor, aranıyor, yad ediliyor maalesef.
Ne acıdır ki, ürettiğimiz ve bedellerini ağır ödediğimiz yapıtlarımızla bir çok sanat kesimi ve bir çok kurumlar devran sürerken; gerçek Ozanlara, yazarlara ve bir çok bedel ödeğenlere ancak dünyadan ardından gözyaşları dökmek ve bir nevi günah çıkarmak pek de etik olmuyor.
Toplumcu Ozanların büyük öncülerinden Aşık İHSANİ dostumun yakın geçmişte Berfin Bahar'da hakkımda yazdığı önemli yazılarından birini paylaşmak istedim, renkli anılarımızı ve değerli sanatını yaşatmak adına.. Ayrıca, İhsani Anma Gecesinde seslendirdiğim İHSANİ eserimizin Youtube deki görüntüsünü de ekliyorum.
Sevgi, saygıyla anıyorum büyük Ozan dostum Aşık İHSANİ Canımızı...

OZAN ŞAHTURNA

İHSANİ NİN ÖLÜMÜNDEN HEMEN SONRA DOSTLARININ YAZMIŞ OLDUĞU ŞİİRLER.



TEK YOL DEVRİM DEDİ AŞIK İHSANİ

Elinde bağlama çaldı söyledi
Halkın dili oldu aşık İhsani
Faşizmin zulmüne boyun egmedi
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

Emperyalist piçler diye bağırdı
Birlik olun dedi halkı çağırdı
Bir baltası vardı eline aldı
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

İtibar etmedi kara sakala
Hiç taviz vermedi kurda çakala
Onurlu yaşadı mertti fukara
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

Sosyalist bir düzen özledi durdu
Her zaman emeğin yanında oldu
Zindanlarda prangaya vuruldu
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

Tutarlıymış hiç dönmedi sözünde
Riyasızmış itikatı özünde
Bütün halklar eşit onun gözünde
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

Marş okudu halkı coşa getirdi
İlim dedi cehaleti bitirdi
Nice yobazlara kuvvet yetirdi
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

Takılıp kalmadı papatya güle
Halkıyla birlikte çok çekti çile
Davasından asla vermedi fire
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

Nice ozanların üstadı oldu
Milyonların yüreğinde yer buldu
Dikenli yollarda kalbi yoruldu
Tek yol devrim dedi aşık İhsani

Ozan Güner sever halktan olanı
Daha zor buluruz böyle ozanı
Rahat uyu teslim aldık davanı
Tek yol devrim dedi aşık İhsani


HOLLANDA'DAN
OZAN GÜNER KAYMAK








DOST İHSANİ

Gittin de boş kalan yerin
Dolmaz artık, dost ihsani
Çiçek açtı türkülerin
Solmaz artık, Dost İhsani

Aylar yıllara evrildi
Akgün karaya çevrildi
Koca bir çınar devrildi
Gelmez artık, dost İhsani

Sen militan ruhlu ozan
Zalimin başını ezen
Mahirlere ağıt yazan
Olmaz artık, Dost İhsani

Meydanlarda izin kaldı
Geleceğe sözün kaldı
Bir yaralı sazın kaldı
Çalmaz artık, dost İhsani

Mesut Aslanyürek ağlar
Yusuf Ter yüreğin dağlar
Kul Sefili
kara bağlar
Gülmez artık, dost İhsani

29.04.2009
KUL SEFİL (Ali Turalı)


--
Komünist Ozan
Kul Sefili
( Ali Turalı)
kulsefili.websahasi.com


YAZACAĞIM


Yazacağım dedin habse atıldın
Yazmak suçsa eğer yazacağım ben
Şiirinle bu kavgaya katıldın
Yazmak suçsa eğer yazacağım ben

Bu zulüm, işkence neyidi niçin
Şiir yazmak saz çalmaktı tek suçun
Hücreye koydular yazdığın için
Yazmak suçsa eğer yazacağım ben



İşçi sınıfıyla kaynaştın coştun
Mitinkten mitinge durmayıp koştun
Doğruyu yazmaktan zindana düştün
Yazmak suçsa eğer yazacağım ben

Sınıfınla paylaştın sen sızını
Ondan aldın ilhamını hazını
Yazdın çizdin, konuşturdun sazını
Yazmak suçsa eğer yazacağım ben

Yürü koca ozan bende gelirim
İlhamımı sınıfımdan alırım
Seni hücre susturamaz bilirim
Yazmak suçsa eğer yazacağım ben

Kul Sefili
susmaz yaşarsa bu can
Bu yolda "İhsani Baba" ya hayran
Yazacağım günüm olsada zindan
Yazmak suçsa eğer yazacağım ben

KUL SEFİL (Ali Turalı)


--
Komünist Ozan
Kul Sefili
( Ali Turalı)
kulsefili.websahasi.com

TAKTIN İHSANİ


Ani bir kararla sessiz sedasız
Bizleri sensiz bıraktın İhsani
Bu gidişin neydi bizden habersiz
Kalbimiz acıyor yaktın İhsani

Yapacağın işler bittimi sandın
Sosyalisttin sen bilime inandın
İşçi sınıfına sadık olandın
Ordan gönüllere aktın İhsani

Sevgin yüreğime inan baş oldu
Türkülerin hep dillerde marş oldu
Ölüm haberinle gözüm yaş oldu
Kalbime bir mermi sıktın İhsani



İşçi sınıfında bir nefer idin
Zalimden korkmayan gerçek er idin
Mayısta gelirim Ali der idin
Bekledim gelmedin yoktun İhsani

Söylesene üstat acelen neden
Seni sevenlere haber etmeden
Altıncı filoya kafa tutan sen
Ölümü koluna taktın İhsani




Kul Sefili
seni örnek almıştı
İnan senin ilmin ile dolmuştu
Aradığı yolu sende bulmuştu
Yolumu çıkmaza soktun İhsani


KUL SEFİL (Ali Turalı)


--
Komünist Ozan
Kul Sefili
( Ali Turalı)
kulsefili.websahasi.com



ÜLKEMDE BİR ASIRLIK BİR ÇINAR AĞACI DAHA DEVRİLDİ SINIFA DAYALI SOSYALİST OZAN AŞIK İHSANİ N ARAMIZDAN EBEDİYEN AYRILDIĞINI ÖĞRENMİŞ BULUNMAKTAYIM BAŞTA AİLESİ DOSTLARI ARKADAŞLARI OLMAK ÜZERE KOMÜNİSTLERE SOSYALİSTLERE DEVRİMCİLERE SABIR DİLİYORUM YERİ KOLAY KOLAY DOLDURULAMAYACAK OLAN OZANIMIZI İHSANİ BAŞLIKLI ŞİİRİMLE SELAMLIYORUM


İHSANİ



BİTMEYEN AKAN PINARIM
SUSARSAN BUNA YANARIM
SENİ YAŞARKEN ANARIM
NEREDESİN BE İHSANİ

ASIRLIK BİR ÇINARSIN SEN
ZULUM GÖRSEN YANARSIN SEN
İNANDIĞIM İHSANİY SEN
HAYKIR BİRE BE İHSANİ

DELİLİĞİN TADLI DELİ
HER YAŞAYAN OLMAZ VELİ
ADALET DİR SAZIN TELİ
MIZRABINI VUR İHSANİ

ZORLUKLAR YAZANA KADAR
GEL SUSMA MEZARA KADAR
DOST ŞEREFİM DOSTA YANAR
YÜREĞİMDE KOR İHSANİ

03-12-2005
DOST ŞEREF



ÜZDÜN İHSANİ!....


BİR DEVRİ YAŞADIN, HER ŞEYİ GÖRDÜN.
NE SIRLARLA DOLUP GÖÇTÜN İHSANİ!...
DEVRİMİ TAŞIDIN, ANLADIN, BİLDİN.
OKUMADAN GİZİ , ÇÖZDÜN İHSANİ!...

SOSYALİSTTİN ÖZDE EMEK İLKENDİ.
ŞU KISA ÖMÜRDE, KAYGIN ÜLKENDİ.
DÜNYADAN GİDİŞİN DAHA ERKENDİ.
AYRILMANLA BİZİ ÜZDÜN İHSANİ!...

GARİP DER Kİ; YOLLAR BİR GÜN KESİŞİR.
EBED İLE EZEL GÜNE KARIŞIR.
BU YOLLARDA NE OZANLAR YARIŞIR.
BAHARDA SON SÖZÜ YAZDIN İHSANİ!.........




CİHANGİRAY ŞUMNU
( OZAN GARİP )








HAYKIR İHSANİ

Bir yoldur da Diyarbakır
Susmadan haykır İhsani
Sana da susmak yakışmaz
Susmadan haykır İhsani

Yaşatır bak eserlerin
Sevgin bizlerde çok derin
Durmasın nolur dillerin
Susmadan haykır İhsani

Türkülerin asır yaşar
Sınırları yıkar, aşar
Dillerinde nasıl susar
Susmadan haykır İhsani

Emekçi Yusuf’um ağla
Ağla da yüreğin dağla
Dicle, Fırat, olup çağla
Susmadan haykır İhsani

Yusuf Ter 23.04.2009
Saat 00:26 İsviçre



KUL SEFİLİNİN YENİ SİTESİ
GÖRMEK İÇİN AŞAĞIDA Kİ LİNKE TIKLA

- kul sefili

TKP NİN 88.YILI KUTLANDI-BİR DEĞERLENDİRME

-savaş yolu


14 EYLÜL KADIKÖY MİTİNGİ

MİTİNK
MİTİNK RESİM

sevgili dostlar siteme " Nutuk" ve "VAR" isimli şiirlerimi ekledim , severek okuyacağınızı umuyorum

.
Grafik




OĞLUMA NASIHAT



Yoldaşların orda şehit olalı
Karadeniz suyu kanlıdir oğlum
Öldürdük sansa onları zalimler
Senin yüreğinde canlıdir oğlum

Zalimler onları sulara gömdü
Karadeniz suyu kızıla döndü
28 ocak kara bir gündü
Bu gün bizim için mimlidir oğlum

Şimdi sende düşünüp de karar ver
Böyle bir düzeni söyle kim sever
Zalim zulüm eder kendini över
Bu düzen katil ve zanlıdır oğlum

Akıp gider iken katliam seli
İyi tanı sende o kanli eli
Bundan ötürüde baban Sefili
Bil ki bu düzene kinlidir oğlum
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SELAM OLSUN


İstanbul'dan, İsviçre de yaşayan
Selam olsun Yusuf Ter'e bin selam
Zalime, yobaza, şiir döşeyen
Selam olsun Yusuf Ter'e bin selam

Gurbet elde benim emekçi dostum
Elleri nasırlı ah işçi dostum
Sanma ki ben senden selamı kestim
Selam olsun Yusuf Ter'e bin selam

Yüzün görmeden de dost dedim ona
Yazdığı, çizdiği can katar cana
Dost denmez mi böyle güzel insana
Selam olsun Yusuf Ter'e bin selam

İşte böyle Kul Sefilin halleri
Zalim olmuş eser seher yelleri
Tatlı kelam söyler onun dilleri
Selam olsun Yusuf Ter'e bin selam.

komünist Ozan
Kul Sefili
(Ali Turalı)

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------









sevgili oğlum SUPHİ

Grafik

1.jpg" border="0" align="right" class="bild">.http://kulsefili.websahasi.com/Siirler/A.ACILIS.php/A.ACILIS.php" target="_blank" class="textlink">Eski Siteye

















[ Bu Sayfa 17939 Kez Görüntülendi ]