Şiir Bilgileri
Dize (Mısra) : Nazım ya da şiirdeki tek satıra denir.
Ölçü (Vezin) : Dizelerdeki hece sayısının eşitliğini ya da hecelerin uzunluk – kısalık bakımından eşitliğine dayanan,dış ahengi sağlayan öğedir.
Hece Ölçüsü : Dizelerdeki hece sayısı eşitliğine dayanır. Şiirimizin ulusal ölçüsüdür. Halk şiirinin temen öğesidir. Genellikle 7’li,8’li ve 11’li hece kalıpları kullanılır. Ayrıca duraklar uygulanır. Durak , dizelerin iki ya da daha çok parçaya bölünmesiyle oluşur. Her durak bir anlam bütünlüğü taşır.
Ben yürürüm / yane yane (8’li ,4 + 4 duraklı)
Aşk boyadı / beni kaane
Ne akilem / ne divane
Gel gör beni / aşk neyledi
Aruz Ölçüsü : Hecelerin uzun ve kısa oluşuna dayanan ahenk özelliğidir. Arap edebiyatında doğmuş , 11.yüzyılından itibaren Türk edebiyatın da kullanılmıştır. Divan edebiyatına özgü nazım ölçüsüdür.
Serbest Nazım : Bent , beyit,ölçü,uyak kurallarına bağlı olmayan şiir biçimidir. Bentlerin , hecelerin,dizelerin sayıları belli değildir.
Nazım : Ölçülü ve uyaklı dize kümeleriyle oluşan söz ve yazı şekline denir.
Manzume : Nazım biçiminde yazılan , imge ve sanat değeri taşımayan dil ürünlerine manzume; bunların uzun olanlarına manzum eser adı verilir.
Nazım Birimi : Manzume ya da manzum eserlerde dizelerin kümeleniş biçimidir. İkişer kümelenirse beyit (ikilik), üçer kümelenirse üçlük ,dörser kümelenirse dörtlük adını alır. Beşlik,altılık,bent birimiyle yazılan manzumeler de vardır.
Uyak (Kafiye) : Çoğu zaman dize sonlarında ,kimi zaman da dize içlerinde ve dize başlarında bulunan , ses bakımından benzeşen,anlam ve görev yönünden ayrı olan harf , hece ve sözcüklerin ses benzerliğidir. Halk şiirinde “uyak”yerine ,”ayak”terimi kullanılır.
Yapılarına Göre Uyaklar :
1.Yarım Uyak : Sadece tek ünsüz benzerliğine dayanır. Zaman zaman tek ünlüye dayanan uyaklara da rastlarız. Bunlarda yarım uyak saymak gerekiyor.
Her devadan geçen kişi
Hak’tan yana uçan kişi
Koyu yazılan sözcüklerde, birbirine benzeyen “ç” sesleri yarım uyak’tır.
2.Tam Uyak : Bir ünlü ,bir ünsüz; iki ses benzerliğine dayanır.
Gel bakma kimseye hor
Halkı yorma , kendin yor
Koyu yazılan sözcüklerde geçen”o,r” sesleri, tam uyak’tır.
3.Zengin Uyak : Üç ya da daha çok ses benzerliğine dayanır.
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk
Soğuk bir mart sabahı ...buz tutmuyor her soluk
Koyu yazılan sözcüklerde geçen “l,u,k”sesleri, zengin uyak’tır.
4.Tunç Uyak : Zengin uyağın gelişmiş biçimidir.Uyaklı sözcüklerin birinin,diğer sözcüğün içinde tümüyle yer alması ile oluşur.
Telli sazdır bunun adı
Ne ayet dinler ne kadı
Birinci dizedeki “adı” sözcüğü, ikinci dizedeki “kadı” sözcüğü içinde tümüyle yer aldığından, burada tunç uyak vardır. Ayrıca ikiden çok ses benzerliğine dayandıkları için de zengin uyak’tır.
5.Cinaslı Uyak : Ses bakımından aynı,ancak anlam yönünden farklı sözcüklerle yapılan uyaklardır.
Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki asmaya
Ben yarimden ayrılmam
Götürseler asmaya
REDİF : Uyaktan sonra gelen,hem görev hem ses bakımından benzeşen ek,sözcük ya da dizelerdir. Manzumelerdeki dizelerin yinelenmesiyle oluşan “nakarat”lar da redif sayılır.
Abdest alsan aldın demez
Namaz kılsan,kıldın demez
Bu dizelerdeki “aldın,kıldın” sözcüklerindeki “-dın”(di’li geçmiş, ikinci kişi) ve ekleri aynı görevde olduğu için ek halinde redif; “demez” sözcüklerinin de aynı anlamda olmaları nedeniyle,bunlarda sözcük halinde rediftir.
Dizilişlerine (örgülerine)Göre Uyaklar :
1.Düz Uyak (Mesnevi uyağı : Her iki dizenin kendi arasında uyaklanmasıdır. Bu tür uyak düzenine,”mesnevi uyak tipi” da denir: aa, bb, cc, dd, ee ...
2.Çapraz Uyak : Birinci dizeyle üçüncü;ikinci dizeyle dördüncü dizelerin birbiriyle uyaklanmasıdır: abab, cdcd,efef ...
3.Sarma Uyak : Birinci dizeyle dördüncü; ikinci dizeyle üçüncü dizelerin uyaklanmasıdır: abba,cddc,effe ...
Uyarı : “Seci” düzyazıda görülen iç uyaktır. Divan edebiyatında süslü nesirde kullanılan seci,daha çok sanat amacıyla kullanıldığı için , “seci” yi söz sanatları bölümünde anlatacağız.
Alimsin ilmine gaayet yok. Kaadirsin kudretine nihayet yok .
Konularına Göre Şiir Türleri
1.Lirik Şiir : Duygu ve çoşku dolu şiirlerdir. Adını, eski Yunan’da “lir”(lyr) adı verilen çalgılar eşliğinde söylenen şiirden almıştır. Türk edebiyetında aşk,tabiat,ayrılık,yalnızlık ve ölüm gibi konu ve temaları işleyen şiir liriktir:
Rü’ya gibi bir yazdı. Yarattın hevesinle
Her anını her rengini,her şi’rini hazdan
Hala doludur bahçeler en tatlı sesinle
Bir gün,bir uzak hatıra özlersen o yazdan (Y.K.Beyatlı)
2.Epik Şiir : Yiğitlik ve kahramanlık konularını çoşkulu bir biçimde işleyen uzunca şiirlerdir. Genellikle manzum öykü tarzındadır. Adını epope’den (destansı şiir) almıştır.
Ye diyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceye
Sanki elif elif uzuyordu,inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla,
Her bir heceden heceden. (F.H.Dağlarca)
3.Didaktik Şiir : Bir konuda bilgi ya da öğüt vermek amacıyla yazılmış öğretici şiirlerdir. Fabller (kahramanları insan dışında varlıklar olan,ders vermek amacı güden öykülerdir.),yergiler,manzum öyküler,manzum mektuplar,manzum fıkralar bu türe girer:
Bu geçit pek korkuludur.
Öğrenmezsek yolu izi,
Yolda kurtlar kapar bizi
Okumalı , oynamalı
Hiç işsiz oturmamalı (T.Fikret)
4.Pastoral Şiir :Kır yaşamını ve çobanların yaşayışlarını anlatan şiirlerdir. Doğayla başbaşa yaşamaktan mutlu olan duygular dile getirilir. Pastoral şiirin iki çeşidi vardır: İdil ve Eglog. İdil,kır hayatını anlatan ; Eglog ise çobanları karşılıklı konuşturarak yazılan kır şiirleridir:
Tam,otların sarardığı zamanlar
Yere yüzükoyun uzanıyorum.
Toprakta bir telaş,bir telaş,
Karıncalar öteden beri dostum.
Ellerime hanımböcekleri konuyor
Ne şeker şeyler Onlar!
-Uç böcek, uç böcek, diyorum.
-Uçuyorlar. (B.Necatigil)
5. Dramatik Şiir. Manzum tiyatro yapıtlarında olan eylemi canlandıran şiirlerdir. Eski Yunan darama ürünler (tragedyalar) manzum olarak yazılırdı. Bugünkü tiyatro sanatının yerini dramatik şiir tutmaktaydı.
Elektra. “Ey temiz ışık
Ve dünyayı saran hava!
…
Gece bahtsız babama ağlarım
Yabancı topralra onu
Olakoyan, kana susamış Ares değildir.
6. Satirik Şiir: Kişilerin ve toplumun kusurlu, gülünç yönlerini iğneli ve alaycı bir dille eleştirir. Bu tür şiirlere Halk edebiyatında taşlama, divan edebiyatında hicviye, günümüz edebiyatında yergi denir. Bunlar aynı zamanda öğretme amacı güden şiirlerdir.
Bana Tahir Efendi kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir.
Malikî mezhebim benim zira
İtikadımca kelp tahirdir. (Nef’î)
Tahir Efendi, şair Nef’iye kelp (köpek) demesi üzerine Nef’î de şöyle bir cevap vermiş: “Malikî mezhebine göre kelp tahirdir (temizdir) sözüyle aynı zamanda tevriye sanatı yapmış ve köpek Tahir’dir ifadesini kastetmiştir.
[ Bu Sayfa 896 Kez Görüntülendi ]
